Aile ve Boşanma Hukuku
Aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar, hukuki boyutlarının yanında kişilerin özel hayatını, ekonomik geleceğini ve en çok da çocukların menfaatlerini doğrudan etkileyen son derece hassas süreçlerdir. Bu alanda verilecek desteğin yalnızca teknik hukuki bilgi değil, aynı zamanda sürecin duygusal ve sosyal boyutunu gözeten bir yaklaşım gerektirdiğine inanıyoruz. Hizmetlerimiz, evliliğin kurulmasından sona ermesine, malvarlığının tasfiyesinden çocukların hak ve menfaatlerinin korunmasına kadar geniş bir yelpazeyi kapsar ve süreç boyunca müvekkillerimizin haklarının titizlikle korunmasını amaçlar. Hizmetlerimiz, başta 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) olmak üzere; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülür.
Sunduğumuz hizmetler başlıca şu alanlarda toplanır:
Evlilik Öncesi ve Evlilik Birliğine İlişkin Hizmetler
Aile hukuku danışmanlığı yalnızca uyuşmazlık halinde değil, ilişkinin başından itibaren tarafların haklarını güvence altına alacak biçimde başlar. Bu kapsamda nişanlanmanın hukuki sonuçları ile nişanın bozulması halinde hediyelerin iadesi ve tazminat talepleri (TMK m. 118-123) konusunda danışmanlık sağlıyoruz. Eşlerin, evlilik süresince malvarlıkları üzerindeki ilişkiyi diledikleri gibi düzenlemelerine imkân tanıyan mal rejimi sözleşmelerinin (TMK m. 205) hazırlanmasında hizmet veriyoruz.
Evlilik birliği devam ederken ortaya çıkan sorunlarda ise, birliğin korunmasına yönelik hâkimin müdahalesi (TMK m. 195-201) ve aile konutunun korunmasına ilişkin tedbirler (aile konutu şerhi – TMK m. 194) çerçevesinde danışmanlık ve temsil sağlıyoruz. Boşanmaya varmadan tarafların bir süre ayrı yaşamasına imkân tanıyan ayrılık kararına (TMK m. 167, m. 170-172) ilişkin süreçlerde de hizmet veriyoruz.
Boşanma Davaları ve Süreçleri
Evlilik birliğinin sona erdirilmesine ilişkin süreçlerde, tarafların iradesine ve uyuşmazlığın niteliğine göre farklı dava türleri söz konusu olur. Tarafların boşanma ve tüm sonuçları üzerinde uzlaştığı hallerde, en az bir yıl süren evliliklerde başvurulabilen anlaşmalı boşanma (TMK m. 166/3) sürecinde; tarafların üzerinde uzlaştığı velayet, nafaka, mal paylaşımı ve tazminat gibi tüm hususları eksiksiz ve ileride uyuşmazlık doğurmayacak biçimde düzenleyen boşanma protokolünün hazırlanmasına özel önem veriyoruz.
Tarafların uzlaşamadığı çekişmeli süreçlerde ise, evlilik birliğinin temelinden sarsılması (geçimsizlik – TMK m. 166) genel sebebine ya da zina (m. 161), hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (m. 162), suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (m. 163), terk (m. 164) veya akıl hastalığı (m. 165) gibi özel sebeplere dayalı boşanma davalarında danışmanlık ve temsil sağlıyoruz. Bu kapsamda iddia ve savunmanın hukuka uygun biçimde ortaya konulması, tanık ve belge delillerinin usulüne uygun sunulması, yargılama sırasında talep edilebilecek geçici tedbirlerin (tedbir nafakası, geçici velayet, kişisel ilişki gibi) alınması hizmetlerimiz kapsamındadır. Ayrıca boşanmanın malvarlığına ve kişiye ilişkin sonuçları bakımından maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174), ziynet eşyası alacakları ve düğün takıları gibi talepler de titizlikle değerlendirilir.
Mal Rejimleri ve Malvarlığının Tasfiyesi
Evlilik birliğinin sona ermesinde çoğu zaman en teknik ve en çok uyuşmazlık doğuran konu, eşler arasındaki malvarlığının tasfiyesidir. Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi (TMK m. 218 vd.) çerçevesinde; hangi malların edinilmiş mal (m. 219), hangilerinin kişisel mal (m. 220) sayılacağının belirlenmesi, malvarlığının tasfiyesi ve eşlerin birbirinden talep edebileceği katılma alacağının ve artık değere katılmanın (m. 231) hesaplanmasına ilişkin danışmanlık ve dava takibi sağlıyoruz.
Bu kapsamda bir eşin diğerinin malının edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkısından doğan değer artış payı (TMK m. 227), tasfiyeye eklenecek değerler (m. 229) ve eşler arasında denkleştirme (m. 230) gibi hesaplamaların doğru biçimde yapılması, çoğu zaman uyuşmazlığın ekonomik sonucunu belirler. Yasal rejim yerine mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı gibi sözleşmesel rejimlerin seçilmiş olduğu hallerde ise tasfiyenin ilgili rejimin kuralları çerçevesinde yürütülmesinde hizmet veriyoruz.
Velayet, Kişisel İlişki ve Çocuğun Korunması
Boşanma ve ayrılık süreçlerinde çocukların üstün yararının korunması, hizmetlerimizin merkezinde yer alır. Bu kapsamda velayetin düzenlenmesi (TMK m. 335 vd.), velayetin kaldırılması veya değiştirilmesine yönelik davalar ile güncel yargı uygulamasında belirli koşullarla gündeme gelen ortak velayet taleplerinin değerlendirilmesinde danışmanlık ve temsil sağlıyoruz. Velayetin kendisine bırakılmadığı taraf ile çocuk arasındaki kişisel ilişkinin (TMK m. 323-324) çocuğun yararına uygun biçimde düzenlenmesi de bu kapsamdadır.
Velayet ve kişisel ilişkiye ilişkin mahkeme kararlarının fiilen hayata geçirilmesinde sıklıkla sorun yaşanabildiğinden; çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu çerçevesinde adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri aracılığıyla yerine getirilmesi süreçlerinde de hizmet veriyoruz. Çocuğun korunmasına yönelik koruyucu ve destekleyici tedbirlerin (5395 sayılı Kanun) alınmasına ilişkin süreçler de danışmanlığımız kapsamındadır.
Nafaka Türleri ve Nafakaya İlişkin Uyuşmazlıklar
Nafaka, aile hukukunun hem yargılama sırasında hem de kararın kesinleşmesinden sonra sıkça uyuşmazlık doğuran alanıdır. Bu kapsamda yargılama süresince talep edilebilen tedbir nafakası (TMK m. 169), boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş yararına hükmedilen yoksulluk nafakası (TMK m. 175) ve velayet kendisine verilmeyen tarafın çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılması amacıyla ödediği iştirak nafakası (TMK m. 182 ve m. 327-328) bakımından danışmanlık ve temsil sağlıyoruz.
Ayrıca yardıma muhtaç altsoy, üstsoy ve kardeşler lehine talep edilebilen yardım nafakası (TMK m. 364) da hizmet alanımız kapsamındadır. Tarafların ekonomik ve sosyal koşullarının zaman içinde değişmesi halinde, nafakanın artırılması, azaltılması veya tümüyle kaldırılmasına yönelik davaların açılması ve takibinde de hizmet veriyoruz.
Soybağı, Evlat Edinme, Vesayet ve Kısıtlılık
Çocuk ile ana-baba arasındaki hukuki bağın kurulmasına veya reddine ilişkin süreçlerde; kocanın babalığı karinesine dayanan soybağının reddi davası (TMK m. 286), evlilik dışı doğan çocuğun baba ile soybağının kurulmasına yönelik tanıma (TMK m. 295) ve babalık davası (TMK m. 301) bakımından danışmanlık ve temsil sağlıyoruz. Bir çocuğun hukuken evlat edinilmesine ilişkin evlat edinme (TMK m. 305 vd.) sürecinde, kanunda öngörülen koşulların değerlendirilmesi ve sürecin yürütülmesinde hizmet veriyoruz.
Ergin olmakla birlikte akıl hastalığı, akıl zayıflığı, savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı gibi nedenlerle korunmaya ihtiyaç duyan kişiler ile diğer kısıtlılık hallerinde, kısıtlama, vesayet, kayyımlık ve yasal danışmanlık (TMK m. 396 vd., m. 426 vd., m. 429) süreçlerinin yürütülmesinde de danışmanlık ve temsil sağlıyoruz.
Aile İçi Şiddet ve Koruyucu Tedbirler
Aile içi şiddet, tehdit ve baskı hallerinde, mağdurun can güvenliğinin ivedilikle korunması önceliğimizdir. Bu kapsamda 6284 sayılı Kanun çerçevesinde, mülki amir veya aile mahkemesi hâkimi tarafından verilebilen koruyucu ve önleyici tedbir kararlarının (şiddet uygulayanın ortak konuttan uzaklaştırılması, mağdura yaklaşmama, iletişim kurmama, koruma altına alma vb.) alınması, uygulanması ve gerektiğinde bu kararlara itiraz süreçlerinin yürütülmesinde ivedilikle destek sağlıyoruz. Tedbirlere aykırı davranış halinde uygulanabilecek zorlama hapsine ilişkin süreçler de bu kapsamda takip edilir.
Yabancılık Unsuru Taşıyan Aile Hukuku Uyuşmazlıkları
Küreselleşen dünyada, farklı ülke vatandaşı eşler veya yurt dışında yaşayan aileler bakımından yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar giderek yaygınlaşmaktadır. Bu kapsamda uyuşmazlığa hangi ülke hukukunun uygulanacağının ve hangi mahkemenin yetkili olduğunun 5718 sayılı Kanun çerçevesinde belirlenmesinde danışmanlık sağlıyoruz. Yurt dışında verilen boşanma, velayet veya nafaka kararlarının Türkiye'de hüküm ve sonuç doğurabilmesi için gerekli tanıma ve tenfiz davalarının yürütülmesi hizmetlerimiz arasındadır.
Ayrıca eşlerden birinin çocuğu hukuka aykırı biçimde yurt dışına götürmesi veya alıkoyması hallerinde, çocuğun mutad meskeni olan ülkeye iadesine ilişkin olarak 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Yön ve Kapsamına Dair Kanun ve ilgili uluslararası sözleşme (Lahey Sözleşmesi) çerçevesinde yürütülen süreçlerde de hizmet veriyoruz.